Ana içeriğe atla

Personal Pronouns

 Merhaba arkadaşlar. Bugün yayınımızda yine önemli bir konu olan "personal pronouns" konusunu işliyoruz. İyi dersler. 😀




numberpersongenderpersonal pronouns
subjectobject
singular1stmale/ femaleIme
2ndmale/ femaleyouyou
3rdmalehehim
femalesheher
neuteritit
plural1stmale/ femaleweus
2ndmale/ femaleyouyou
3rdmale/ female/ neutertheythem

Örnekler;
  • I like coffee. / John helped me.
  • Do you like coffee? / John loves you.
  • He runs fast. / Did Ram beat him?
  • She is clever. / Does Mary know her?
  • It doesn't work. / Can the man fix it?
  • We went home. / Anthony drove us.
  • Do you need a table for three? / Did John and Mary beat you at doubles?
  • They played doubles. / John and Mary beat them.


Bazı ülke ve gemiler "she/her " ifadeleriyle ifade edilir. Evcil hayvanlarda ise "it" kullanmak yerine "he/she" kullanırız:

  • his is our dog Rusty. He's an Alsatian.
  • The Titanic was a great ship but she sank on her first voyage.
  • My first car was a Mini and I treated her like my wife.
  • Thailand has now opened her border with Cambodia.
 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Prepositions Of Place

  Selamlar ben Baran. Bugünkü yayınımızda "prepositions of place" konusunu işliyoruz. Aşağıda prepositionları ve bunların kullanım yerlerini örneklerle verdim ayrıca tekrar yapabilmeniz için video da ekledim. İyi dersler.😀 in room, building, street, town, country book, paper etc. car, taxi picture, world in the kitchen, in London in the book in the car, in a taxi in the picture, in the world at meaning  next to, by an object for  table for events place where you are to do something typical (watch a film, study, work) at the door, at the station at the table at a concert, at the party at the cinema, at school, at work on attached for a place with a river being on a surface for a certain side (left, right) for a floor in a house for public transport for  television, radio the picture on the wall London lies on the Thames. on the table on the left on the first floor on the bus, on a plane on TV, on the radio by, next to, beside left or right of somebody or something Ja...

Should - Shouldn't

  Merhaba. Bugünkü yayınımızda İngilizce'de çok fazla kullanılan "should/shouldn't" konusunu işleyeceğiz. İyi dersler.😀 Should kullanımı cümleye tavsiye, öğüt anlamı verir. Genelgeçer, yapıp yapmamamız gerekenler söylenirken kullanılır. Kurallar kadar katı bir kullanımı yoktur, tavsiye verilen kişi tavsiyeye uyarsa onun adına iyi olur, cümleye herhangi bir zorunluluk durumu katmaz. Should kullanımı cümleye “Bence, şunu yapman iyi bir fikir.” anlamı katar. Shouldn’t kullanımı cümleye “Bence, şunu yapman senin için kötü bir fikir.” Anlamı katar. Cümlesinde kullanan kişinin kendi öz fikridir. Olumlu cümlelerde özneden hemen sonra esas fiilden hemen önce gelir. Esas fiil should’tan sonra herhangi bir ek almaz, yalın halde kullanılır. Shouldn’t kullanımı olumsuz cümlelerde yer alır. Özneden hemen sonra esas fiilden hemen önce gelir. Esas fiil "shouldn’t"tan sonra herhangi bir ek almaz, yalın halde kullanılır. -You look exhausted of work. I think you should leave...

Wish Clauses

  Herkese merhaba bugün yayınımızda "wish clauses" konusunu işliyoruz. Aşağıda konuyu maddeler halinde açıkladım ve tekrar yapabilmeniz için video ekledim. İyi dersler. 😀 1-  Wish Clauses: "Wish" ve "if only" yapıları dilek ya da pişmanlık ifade eder. Gerçek dışı durumlarda kullanılır.  "If only" ve "S + wish" aynı anlam taşısa da "if only" daha fazla vurgu katar. Bu yapıların kullanıldığı cümlelerde present ve future tense kullanılmaz Örneğin; I wish we didn't need money to survive. (but we need it). If only I had known you were coming. (but I didn't). 2- Wishes About The Present Wish + subject + simple past / past continuous İçinde bulunduğumuz zamandaki durum veya eylemlerin farklı olmasını istediğimizi ifade etmek için kullanılır. "To be" fiilinin kullanıldığı tüm durumlarda çoğunlukla "were" kullanılır. I wish I were at Disneyland now. 3- Wishes About The Past Geçmişteki durum ya da eyleml...