Ana içeriğe atla

Used To

 Selam. Bu yayınımızda "used to" konusunu işleyeceğiz. Konu kendi içinde ayrıldığı için karmaşık gözükse de öyle olmayan bir konu. İyi dersler.😀 

Used to + infinitive:

"Used to" kalıbını önceden yaptığımız ama günümüzde yapmadığımız eylemler için kullanırız. Örneğin;

- I used to have long hair.(but now I have short hair.) - Önceden uzun saçım vardı. (fakat şimdi yok) 

- He used to smoke.(but now he doesn't smoke) -  O önceden sigara içiyordu. (fakat şimdi sigara içmiyor)

*Soru ve olumsuz cümlelerde "use" kullanırız "used" değil.

- Did you use to be a teacher? (Sen önceden öğretmen miydin?)

- I didn't use to  want a nice house. (Önceden iyi bir ev istemiyordum)



Be used to:

"Be used to + verb-ing" kalıbını bize normal gelen ya da alışık olduğumuz eylemler için kullanırız. Örneğin;

- I'm used to getting up early. (Ben erken kalkmaya alışığım) - Erken kalkmak alışık olduğum bir şey.

Olumsuz cümlelerde "be" normal çekimlenir.

- Lucy isn't used to staying up late. (Lucy geçe kadar uyanık kalmaya alışık değil)










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Wish Clauses

  Herkese merhaba bugün yayınımızda "wish clauses" konusunu işliyoruz. Aşağıda konuyu maddeler halinde açıkladım ve tekrar yapabilmeniz için video ekledim. İyi dersler. 😀 1-  Wish Clauses: "Wish" ve "if only" yapıları dilek ya da pişmanlık ifade eder. Gerçek dışı durumlarda kullanılır.  "If only" ve "S + wish" aynı anlam taşısa da "if only" daha fazla vurgu katar. Bu yapıların kullanıldığı cümlelerde present ve future tense kullanılmaz Örneğin; I wish we didn't need money to survive. (but we need it). If only I had known you were coming. (but I didn't). 2- Wishes About The Present Wish + subject + simple past / past continuous İçinde bulunduğumuz zamandaki durum veya eylemlerin farklı olmasını istediğimizi ifade etmek için kullanılır. "To be" fiilinin kullanıldığı tüm durumlarda çoğunlukla "were" kullanılır. I wish I were at Disneyland now. 3- Wishes About The Past Geçmişteki durum ya da eyleml...

Should - Shouldn't

  Merhaba. Bugünkü yayınımızda İngilizce'de çok fazla kullanılan "should/shouldn't" konusunu işleyeceğiz. İyi dersler.😀 Should kullanımı cümleye tavsiye, öğüt anlamı verir. Genelgeçer, yapıp yapmamamız gerekenler söylenirken kullanılır. Kurallar kadar katı bir kullanımı yoktur, tavsiye verilen kişi tavsiyeye uyarsa onun adına iyi olur, cümleye herhangi bir zorunluluk durumu katmaz. Should kullanımı cümleye “Bence, şunu yapman iyi bir fikir.” anlamı katar. Shouldn’t kullanımı cümleye “Bence, şunu yapman senin için kötü bir fikir.” Anlamı katar. Cümlesinde kullanan kişinin kendi öz fikridir. Olumlu cümlelerde özneden hemen sonra esas fiilden hemen önce gelir. Esas fiil should’tan sonra herhangi bir ek almaz, yalın halde kullanılır. Shouldn’t kullanımı olumsuz cümlelerde yer alır. Özneden hemen sonra esas fiilden hemen önce gelir. Esas fiil "shouldn’t"tan sonra herhangi bir ek almaz, yalın halde kullanılır. -You look exhausted of work. I think you should leave...

Reflexive Pronouns

  Selam. Bu hafta "reflexive pronouns" (dönüşlü zamirler) konusunu işleyeceğiz. İyi dersler. 😀                      Subject pronouns - Reflexive Pronouns I                     myself I cut  myself  with a knife (Bıçakla kendimi kestim) you yourself/yourselves      You cut  yourself  with a knife (Bıçakla kendini kestin) he himself He cut  himself  with a knife (Bıçakla kendisini kesti) she herself She cut  herself  with a knife (Bıçakla kendisini kesti) we ourselves We cut  ourselves   with a knife (Bıçakla kendimizi kestik) they themselves They cut  themselves   with a knife (Bıçakla kendilerini kestiler)   Reflexive pronouns, öznesi ve nesnesi aynı olan cümlelerde kullanılır. Öznenin yaptığı işten kendis...